BOŞANMA DAVASININ REDDİ HALİNDE YENİ DAVA

BOŞANMA DAVASININ REDDİ HALİNDE YENİ DAVA AÇILABİLİR Mİ?

 

Türk Medeni Kanununun madde 164 4. Maddesi ” Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin üzerine boşanmaya karar verilir.”

 

Bu maddenin amacı boşanma davasının reddedilmesine rağmen evliliklerini fiili olarak bitirmiş ve uzunca bir süre ayrı yaşayan ve bir türlü bir araya gelemeyen kısaca ortak hayatı sürdürme konusunda hiçbir şekilde anlaşamayan eşlere evliliklerini hukuki yönden bitirme imkanı tanımaktır.

 

Bu davanın açılabilmesi için aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekmektedir.

 

  • Daha önce açılmış olan boşanma davasının mahkemece reddedilmiş olması;

 

  • Daha önce açılmış olan davanın hangi eş ve ne sebeple açılmış olması önemli değildir. Asıl önemli olan daha önce bir boşanma davasının açılması ve mahkemece reddedilmiş olmasıdır. Yargıtay daha önce açılmış boşanma davasının feragat ile sonuçlanmış olması halinde bile bu şartın gerçekleşmiş sayılacağını kabul etmektedir. Feragat tarihinden itibaren üç yıllık sürenin başladığı yine Yargıtayca kabul edilmektedir.

 

  • Red Kararının Kesinleşmesinden İtibaren en az Üç Yıl Geçmesi Şartı;

 

Bu şartın gerçekleşmesi için daha önce ki Red ile sonuçlanan boşanma davasında kararın kesinleşmesinden itibaren 3 yılın sonunda açılabilir. 3 yıllık süre dolmadan dava açmak mümkün değildir. Eğer önceki dava feragat ile sonuçlanmış ise feragat beyanından itibaren 3 yıl geçmelidir.

 

  • Ortak Hayatın Yeniden Kurulamamış Olması;

 

3 yıllık süre içerisinde ortak hayatın yeniden Kurulamamış olması da şartlardan biridir. Eşlerin bu süre zarfında zaman zaman buluşmaları, karar almaları ve çocuklarının durumunu konuşmak için ara sıra bir araya gelmeleri eslerin ortak hayatlarının yeniden kurulmuş olduğunun bir göstergesi değildir. Fakat bu dönemde kısa sürelide olsa eşler aynı evde yaşarsa bu sebeple boşanma davası açılmasına engel teşkil eder.

 

  • Eşlerden Birinin Dava Açması Gereklidir;

 

Daha önce ki boşanma davasında kusurlu yada kusursuz olan her iki eş de davayı açabilir. Hakim 3 yıllık sürenin geçtiğini ve ortak hayatın yeniden kurulamadığını araştırdıktan sonra boşanmaya karar verecektir.

 

Kusur Durumu

Taraflardan birinin 3 yıllık süreden sonra dava açmasıyla, tarafların birbirinden nafaka yada tazminat talepleri varsa kusur durumu önemlidir. Reddedilen yada feragatler sonuçlanan davada kusur belli değilse hakim kusur araştırması yapacaktır.

 

Yargıtay Kararı;

Esas No: Karar No: YARGITAY 2. Hukuk Dairesi 2009/2775 2010/4973 Karar Tarihi: 16.03.2010

“BOŞANMA DAVASI – İLK DAVANIN DAVACININ TAM KUSURLU OLDUĞUNUN KABUL EDİLEREK REDDEDİLDİĞİ – ORTAK HAYATIN KURULAMAMASINDAKİ NEDENİN DAVANIN KABULÜ BAKIMINDAN ÖNEMLİ OLMADIĞI – KOŞULLARI GERÇEKLEŞMİŞ OLDUĞUNDAN İSTEMİN KABULÜ GEREĞİ ÖZET: İlk davada davacının tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş olmasının, boşanma kararı verilmesi bakımından önemi olmadığı gibi, ortak hayatın kurulamamasındaki neden de davanın kabulü bakımından sonuca etkili değildir. Koşulları gerçekleşmiş olduğundan istemin kabulüne karar vermek gerekir. (4721 S. K. m. 166) Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü: Karar: Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesine dayalı eylemli ayrılık nedeni ile boşanma davalarında, boşanma nedenlerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilmesi gerekir. Toplanan delillerden koca tarafından açılan ilk davanın reddedildiği, kararın 11.05.2004 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmeden itibaren üç yıllık sürenin geçtiği ve bu süre içinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı anlaşılmaktadır. İlk davada davacının tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş olmasının, Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesine dayanan davada, boşanma kararı verilmesi bakımından önemi olmadığı gibi, ortak hayatın kurulamamasındaki neden de davanın kabulü bakımından sonuca etkili değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesi koşulları gerçekleşmiştir. O halde istemin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir. Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.”

Paylaş

Daha önce yorum yapılmadı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aramak istediğiniz kelimeyi giriniz

Shopping Cart

Bize Whatsapptan Ulaşın

Bize Whatsapptan Ulaşın